Reklamı kapat

Reklamı kapat
Mall&Motto
91.686
BIST100
91.686
-3,05%
5,3827
DOLAR
5,3827
-0,01%
6,1216
EURO
6,1216
-0,06%
211,54
ALTIN
211,54
1,11%
62,45
PETROL
62,45
0,02%
20,70
BONO
20,70
1,92%

Taylan Kümeli: İki Yolla Sıcak Yaza Serin Merhaba

Taylan Kümeli: İki Yolla Sıcak Yaza Serin Merhaba
12 Temmuz 2018 - 17:20 'de eklendi.

Karpuz

Sıcak yaz günlerinde akla ilk gelen en lezzetli serinleme yöntemlerinden birisi şüphesiz karpuzdur. Latince ismi “Citrullus Vulgaris” olan karpuz kabakgillerdendir. Anavatanı Afrika’nın tropikal bölgeleri olan karpuz, buradan ticari gemilerle Akdeniz ülkelerine, en sonunda tüm dünyaya yayılmıştır. Eski Mısırlılar zamanında karpuzun yetiştirildiği, antik kalıntılardaki duvarlara yapılan resimler sayesinde tespit edilmiştir.

Bugün dünyada yaklaşık 500 çeşit karpuz yetişmektedir. Bunlar kabuğunun, çekirdeklerinin biçimine, rengine ve ağırlığına göre farklılık gösterir. Özellikle temmuz ortasından ağustos sonuna kadar bol miktarda bulunan karpuz, alaca yeşil, sert kabuklu büyük meyveler veren, bir yıllık otsu bitkidir.

Yaz aylarının vazgeçilmezi karpuz %95 su içermesinden dolayı serinletici olduğu gibi vücudu temizleyici özelliğe de sahiptir, böbreklerdeki üre ve ürat tuzlarını temizlemesinden dolayı kum ve taştan şikâyeti olanların sıklıkla tüketmeleri önerilir. Karpuz nikotin ve sigaranın yol açtığı diğer zehirleri temizleyip, C vitamini, beta karoten sayesinde çeşitli kanser türlerinde antioksidan özellik göstermektedir.

Karpuz sadece sıcak yaz günlerinin harika meyvesi değil astım, aterosklerozis, diyabet, kolon kanseri ve artrit gibi rahatsızlıklara karşı yatıştırıcı özelliği olan sulu bir meyvedir. Tatlı, sulu karpuz doğadaki çok önemli antioksidanların paketlenmiş hali gibidir. Vitamin C ve vitamin A’nın inanılmaz iyi bir kaynağıdır. Bu şekilde vücudumuzu serbest radikallere karşı kuvvetli bir koruyucu etkisi gösterir. Serbest radikaller ise vücuda yıkıcı zararlar veren maddelerdir. Serbest radikaller kolesterolü oksitleyip kan damarı duvarlarına yapıştırarak kalp krizi veya inmeye neden olabilirler. Ayrıca solunum yollarını tıkayarak şiddetli astıma neden olabilirler. Ayrıca osteoartrit ve romatoid artritlerde olan inflamasyonu arttırabilir, kolondaki hücreleri yıkarak kanser hücrelerine dönüşmelerine neden olabilirler. Fakat karpuz içinde bulundurduğu C vitamini ve beta karoten sayesınde bu zararlı moleküllere karşı vücudu korur. Karpuz enerji üretiminde rol oynayan B vitaminlerinden de zengindir. B6 vitamini ile B1 vitamini ayrıca magnezyum ve potasyum açısından da karpuz zengin bir kaynaktır. İçerdiği yüksek potasyum ve likopen ile kalp fonksiyonlarının, kan basıncının düzenlenmesine ve kalbi enfarktüs tehlikesine karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Domates, mango vb. besinlerde bulunan likopenin çok iyi bir kaynağı olan karpuz likopenin kansere karşı koruyucu olması bakımından önemli bir besindir (prostat kanseri, meme kanseri, akciğer kanseri, kolorektal kanser vb.). Ayrıca içerdiği antioksidanlar sayesinde gözlerimizi de korur. Bunların yanında ise diğer meyvelerden çok daha az kalori içermektedir ve su oranı bilindiği gibi çok yüksek bir meyvedir. İyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenler ve bağırsak kanserini bu şekilde de önlemede rol oynar. Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan Cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olur. Ancak şeker içermesi nedeniyle diğer meyveler gibi karpuz da tüketimde aşırıya kaçılmamasına dikkat edilmelidir.

Karpuz alırken dikkat edilmesi gerekenler

Tatlı, sulu ve olgun bir karpuz seçmek için birkaç noktaya dikkat edilmesi gerekir. Karpuzun kabuğunun rengi mat olmalı ve tırnağınızla hafifçe kazıdığınızda yeşil kısım kolayca çıkmalıdır. Şekli simetrik olmalıdır. Toprağa oturan kısmının rengi açık sarı olmalı, beyaz veya yeşil olmamalıdır. Olgun karpuz süresi çok uzun olmamak şartıyla oda sıcaklığında tutulmalıdır. Buzdolabında 1 hafta süreyle saklanabilir. Eğer kesmece karpuz alacaksanız, içinin renginin parlak kırmızı, çekirdeklerinin de koyu kahverengi veya siyah renkte olmasına dikkat edin. Çekirdeksiz karpuz alıyorsanız dikkat edilmesi gerekir. Çünkü çok fazla beyaz çekirdek, karpuzun olgunlaşmadan toplandığını gösterir.

Dondurma

Yaz aylarında ikinci serin unsur ise vazgeçilmez tatlardan biri olan dondurmadır. Dondurmanın nerede ve nasıl ortaya çıktığı araştırıldığında, net bir cevap alınamasa da birçok rivayetle karşılaşılıyor. Dondurma muhtemelen soğutulmuş şarap ve diğer buzlanmış nektarlardan gelişmiştir. Milattan önce 4. yüzyılda Büyük İskender buzlu nektarları bulmasıyla da anılmaktadır. Eski Roma kayıtlarından elde edilen bilgilerde ise İmparator Neron’un Apenines dağına kar ve buz getirmeleri için köleler yolladığı ve bu karlara nektarı, bal ve şerbet karıştırdığı kayıtlıdır. Bir diğer iddia ise, ilk dondurmanın günümüzden yaklaşık 3 bin yıl önce Çin’de bulunduğudur. Anlaşıldığı gibi dondurma ile ilgili rivayetler bitmek bilmiyor.

Dondurmanın beslenme ve sağlıktaki önemine değinecek olursak çocuk ve yetişkin beslenmesinde sağlıklı bir tatlı olduğunu söyleyebiliriz. Esas yapısını süt oluşturur, bu nedenle sütün içerdiği besin öğelerine benzer oranda kalsiyum, fosfor, magnezyum, A, B2, C, D ve E vitaminlerini içermektedir. İçindeki süt insülin dengesini sağlarken kalsiyum da kemik sağlığını korur. Süt ve yoğurttan sonra en iyi kalsiyum kaynağıdır. Tüketirken dikkat etmemiz gereken nokta, dondurmanın sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlanmış olmasıdır. Kalorisi kısıtlı diyetlerde ve diyabet hastalıklarında diyet ürünlerin yenmesi önemlidir. 100 gr dondurmada, 135 mg kalsiyum bulunur. 100 gr çikolata 528 kaloriye eşitken, 100 gr meyveli dondurma sadece 160-180 kaloridir, kaymaklısı ise 200-250 kaloridir. Çocuklara 2-3 yaşından itibaren dondurma verilebilir. Ancak, özellikle küçük çocuklar için, dondurma oda sıcaklığına yakın bir ısıda verilmelidir. Bekletilen bir dondurma tekrar soğutulmamalıdır.

Dondurma satın alırken dikkat edilmesi gerekenler

Dondurmayı tüketirken dikkat etmemiz gereken en önemli nokta, dondurmanın sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlanmış olmasıdır. Özellikle dondurmanın yapıldığı sütün pastörize olması ve hazırlanırken mikroorganizmalarla bulaşmasının önlenmesi gereklidir. Süt mikroorganizmalar için çok iyi bir ortamdır. Özellikle yaz aylarında bakteriler daha kolay üreyebilmektedir. Bu nedenle çok kolay bozulur ve sağlığa zararlı bir duruma gelir. Bu nedenle açık satılan dondurmalarda dikkatli olunmalıdır. Paketlenmiş dondurmalar tercih edilebilir. Bu ürünlerde de dikkat edilmesi gereken saklama şekli ve son kullanma tarihidir.

 

Etiketler :
Sektörden Haberler
SON EKLENEN HABERLER