Mücevherat sektörümüz, şu an dünyanın ilk 5 pazarı arasında yer alıyor. « Mall&Motto

5 Aralık 2021 - 17:36

Mücevherat sektörümüz, şu an dünyanın ilk 5 pazarı arasında yer alıyor.

reklam
Mücevherat sektörümüz, şu an dünyanın ilk 5 pazarı arasında yer alıyor.
Son Güncelleme :

17 Ekim 2019 - 10:36

52 views
reklam

Şermin Cengiz
UBM Rotaforte Kurucu Ortağı

Türkiye’de fuarcılık sektörü ne durumda?

Türkiye’de fuarcılık sektörünün 2006-2017 yılları arasındaki gelişimini incelediğimizde, sektörün fuar sayısı, katılımcı sayısı, ziyaretçi sayısı ve katılımcılara kiralanan stant alanı gibi parametreler bakımından büyüme trendi içerisinde olduğu söylenebilmektedir. Bu büyümeye en büyük katkıyı sağlayan unsurun uluslararası ihtisas fuarları olduğu görülmektedir. Zira uluslararası ihtisas fuarları, bizatihi yabancı katılımcıların ve ziyaretçilerin katılımının yanı sıra fuarın uluslararası niteliği sayesinde yerli katılımcıların ve ziyaretçilerin fuara daha çok ilgi göstermesi nedeniyle ulusal fuarlara kıyasla daha büyük ölçeğe ulaşmaktadır.

Türkiye’de fuarcılık sektörü her geçen yıl büyümeye devam ediyor. Sektörümüzün bugün gelişmiş Batı ülkelerinin çok daha uzun yıllardır var olan fuarcılık kuruluşları ile başa baş yarışabilecek konuma ulaştığını söylemek beni mutlu ediyor. Bu büyümenin en büyük sebepleri arasında; son yıllarda ülkemizdeki üretim/hizmet sanayisinin gelişmesine paralel olarak, ihracatımızı artırmak amacıyla yeni pazar arayışları içine girilmesi oluşturuyor. Bu hedef, ülkemizin ihracat hedefleri ile de bir araya geldiğinde ülkemizde düzenlenen fuarların hacmine ve fuarların ilgili olduğu sektörlere katkı sağlamaya devam ediyor. İMMİB verilerine göre mücevher ihracatımız 2016 – 2018 yılları arasında %81 artış kaydetti. (2016: 2.43 milyar USD, 2018: 4.40 milyar USD) Bu başarıya katkı sağlayan ana unsurlardan birisi de Istanbul Jewelry Show’dur. Fuarımız kapsamında yapılan iş görüşmeleri Türk mücevher sektörü ihracatının %80’nin gerçekleşmesine katkıda bulunmaktadır.

Ülkemiz ekonomisinin başkenti İstanbul, fuarcılık sektörünün de kalbi konumunda. Uluslararası fuarların düzenlenebileceği alanların ve dünya ulaşımının kilit noktasında olması İstanbul’u sektörümüz için vazgeçilmez kılıyor. İstanbul’un yanı sıra Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Antalya, Adana, Eskişehir, Samsun, Kayseri, Malatya, Kocaeli, Diyarbakır ve Van da, Türkiye fuar endüstrisine yön veren şehirlerimiz arasında yer alıyor. TOBB 2018 Fuar İstatistiklerine göre 2017 yılında yurt içinde toplam 475 fuar düzenlenirken, 2018 yılında bu sayı 499’a yükseldi. Türkiye, düzenlenen fuarı sayısı bakımından Avrupa bölgesinde Almanya’nın ardından ikinci sırada gelmektedir.

2018 yılında fuar ziyaretçi sayısı da 2017 yılına göre 1 milyon 134 bin 423 kişi arttı. 2017 yılında düzenlenen fuarları toplam 21 milyon 719 bin 714 kişi ziyaret etmişken, 2018 yılında bu rakam 22 milyon 854 bin 137 kişiye yükseldi. 2017 yılında düzenlenen fuarları toplam 587 bin 128 yabancı ziyaret ederken, 2018 yılında bu sayı artarak 714 bin 160 kişi oldu.

Fuarların Türkiye ekonomisine en önemli katkıları nedir?

Fuarlar sadece ilgili sektörlere değil, düzenlendiği şehre de ek bir katma değer yaratıyorlar. Turizm, ulaşım, ticaret başta olmak üzere şehir ekonomilerine mevcut gelirlerinin yanında ek gelir sağlıyorlar. TÜRSAB’ın verilerine göre de; kıyı turizminde kişi başı harcama 600-700 dolar iken, kongre turizminde 2 bin-2 bin 500 dolar seviyesinde. Bu ekonomik katkıların yanı sıra fuarlar, ülkemizin tanıtımı konusunda da büyük destek sağlıyor.

TİM’e göre ülkemizde 3.1 milyon kişiye istihdam sağlayan 70.000 ihracatçı firma var. Bu firmaların büyük bir bölümü, ihracatlarını fuarlar kapsamında imzaladıkları iş anlaşmaları sayesinde gerçekleştiriyorlar. 2019 yılında Türkiye’de 170’i aşkın fuar organizatörü tarafından 500’ün üstünde fuar gerçekleştirilecek. Yalnızca bu fuarlar nedeniyle ülkemizde ağırlanacak yabancı ziyaretçiler düşünülünce fuarların ülke ekonomisine ne kadar büyük bir katkısı olacağı görülebilir.

Fuarcılık sektörünün en önemli eksi ve artıları nedir?

Sizin de bildiğiniz üzere bir ülkenin ekonomisinin sürdürülebilir olarak büyümesi, var olan pazarlardaki ihracat payının artırılması ve yeni pazarlara giriş yapabilmesi ile mümkündür. Fuar organizatörleri olarak bizler, katılımcılarımızın hedef ülkeleri doğrultusunda çalışmalar yaparak, alıcıları fuarlarımıza getiriyor ve dünya standartlarında ürün ve hizmetler sunan katılımcılarımızın uluslararası pazarın birer oyuncusu olmalarına katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda Istanbul Jewelry Show olarak biz de T.C. Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) Genel Sekreterliği, Mücevher İhracatçıları Birliği Fve Informa Markets organizatörlüğünde 1.000’i aşkın alıcıyı “Türk fuarcılık sektörünün en büyük alım heyeti organizasyonu” ile ağırlamanın gururunu yaşıyoruz.
Fuarcılık sektörü ülke ihracatına yaptığı katkılardan dolayı, ülke ekonomisinin büyümesinde öncelikli desteklenmesi gereken sektörlerden biri… Devlet kurumlarımızın sağladığı yurtiçi fuar teşvikleri sayesinde artık firmalarımız her geçen gün bulundukları sektörlere ait ihtisas fuarlarında çok daha kolay yer alabiliyor ve rakipleri ile rekabet şansı elde edebiliyorlar.

Fuarlar gerçekleştikleri alanda ticaretin gelişimine katkı sağlayan, gündemdeki gelişme ve sorunların dile getirildiği önemli platformlar. Bu sebeple meslek gruplarının da bu etkinliklere sahip çıkması, gerekli noktalarda fuarcılık firmalarıyla işbirliği içerisinde olması ve üyelerini teşvik etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kuyumculuk sektörünün en önemli eksi ve artıları neler?

Türkiye mücevherat sektörü uzun yıllar boyunca fason üretim döngüsü içinde sıkışıp kalmış durumdaydı. Gerek yeterli sermaye yapısının olmaması, gerekse çok zengin bir tarihsel birikim ve deneyime rağmen özgün ürünlerin kendini gösterecek cesareti, ortamı bulamaması fason üretim döngüsünün en büyük nedenleriydi.

Istanbul Jewelry Show, sektörümüzün temsilcisi Türkiye Mücevher İhracatçıları Birliği’nin de katkılarıyla birlikte bu döngüyü kırma konusunda büyük rol oynadı. Yıllar içinde her açıdan büyük ilerlemeler kaydeden fuar, Türkiye mücevher sektörünün dünyaya tanıtımında en önemli aktör haline geldi. Yılda iki kez olmak üzere her yıl %n fazla ülkeden on binlerce sektör profesyonelinin ziyareti ve fuar kapsamında kurulan birebir ilişkiler, sektörümüzün cesaretini ve motivasyonunu artırdı. Türkiye mücevher sektörü bugün, tamamen özgün tasarıma sahip koleksiyonları ile dünya mücevher modasına yön veren en önemli ülkeler arasında yer alıyor.

Aynı zamanda Türkiye Mücevher İhracatçıları Birliği ile düzenlediğimiz Designer Market de usta ve genç mücevher tasarımcılarımızın tasarımlarını dünyaya tanıtma fırsatı sunarak bu gelişmeyi sürekli besleyen bir altyapı oluşturdu.

Fuarcılık sektörünün ülke ihracatına yaptığı katkılar neler?

34 yıl önce, yani 1985 yılında ilk Istanbul Jewelry Show’u düzenlediğimizde fuarımızda sadece 38 firma yer alıyordu. Fuar alanımız ise Yıldız Sarayı Silahhane salonuydu ve büyüklüğü sadece 1.000 metrekareydi. 50-60 ziyaretçi geldiği için çok mutlu olmuştuk. Bugün ise her yıl 80.000 metrekarelik bir fuar alanı, 845 katılımcıyla ile hepsi sektör profesyoneli olan 49 binin üzerinde ziyaretçiden söz ediyoruz.

Bu verileri daha da anlamlı kılan en önemli gösterge ise 1992 yılında sadece 2,8 milyon ABD doları olan altından mamul mücevherci ve kuyumcu eşyası ihracatının, 2018 yılı rakamlarıyla 4.40 milyar ABD dolarına ulaşmış olması; ihracatımızdaki % 80’lik payın ise Istanbul Jewelry Show kapsamında gerçekleşmesidir.
Istanbul Jewelry Show, bugün tüm dünyada tanınan, 600 civarındaki ilgili fuar arasından dünyanın en büyük beş mücevherat fuarından biri konumuna yükselmeyi başarmış bir organizasyondur. Görülen o ki “Istanbul Jewelry Show” firmalarla birlikte, firmalar da “Istanbul Jewelry Show” ile birlikte büyümüştür.

Informa Markets’ın cirosu, yaptığı yatırımlar ve son yıllara ait değerlendirme rakamları neler?

Istanbul Jewelry Show, Informa PLC’nin bir bölümü olan Informa Markets tarafından düzenlenmektedir. Informa Markets uzmanlaşmış pazarların ve endüstrilerin ticari faaliyetlerini yürütmelerini, yenilikçi girişimlerde bulunmalarını ve büyümelerini destekleyen platformlar geliştirmektedir. Portföyümüz; aralarında Sağlık Hizmetleri & İlaç Ürünleri, Altyapı, İnşaat & Emlak, Moda & Hazır Giyim, Turizm, Yiyecek & İçecek ve Sağlık & Beslenme sektörlerinin de bulunduğu çeşitli pazarlarda 550 uluslararası B2B organizasyon ve markadan oluşmaktadır. Geliştirdiğimiz fuarlar, uzmanlaşmış dijital içerikler ve işlenebilir veri çözümlerimiz vasıtası ile tüm dünyadaki iş ortaklarımıza birbirleri ile etkileşime geçme, tecrübe kazanma ve yeni iş fırsatlarını değerlendirme fırsatları sunmaktayız. Dünyanın önde gelen fuar organizasyon firması olarak çok çeşitli uzmanlaşmış sektörleri canlandırıyor, onlara yeni iş fırsatları sağlıyor ve yılın 365 günü büyümelerini mümkün kılıyoruz.

2020 hedefleri neler?

Bu yıl 49’uncusunu düzenlediğimiz Istanbul Jewelry Show’u, sektörden aldığımız güçle bugün yılda 845’den fazla firmanın katılımcı firmanın yer aldığı ve yaklaşık 49.000’nin üzerinde mücevher alıcısının ziyaret ettiği, dTürkiye’de fuarcılık sektörü ne durumda?

Türkiye’de fuarcılık sektörünün 2006-2017 yılları arasındaki gelişimini incelediğimizde, sektörün fuar sayısı, katılımcı sayısı, ziyaretçi sayısı ve katılımcılara kiralanan stant alanı gibi parametreler bakımından büyüme trendi içerisinde olduğu söylenebilmektedir. Bu büyümeye en büyük katkıyı sağlayan unsurun uluslararası ihtisas fuarları olduğu görülmektedir. Zira uluslararası ihtisas fuarları, bizatihi yabancı katılımcıların ve ziyaretçilerin katılımının yanı sıra fuarın uluslararası niteliği sayesinde yerli katılımcıların ve ziyaretçilerin fuara daha çok ilgi göstermesi nedeniyle ulusal fuarlara kıyasla daha büyük ölçeğe ulaşmaktadır.

Türkiye’de fuarcılık sektörü her geçen yıl büyümeye devam ediyor. Sektörümüzün bugün gelişmiş Batı ülkelerinin çok daha uzun yıllardır var olan fuarcılık kuruluşları ile başa baş yarışabilecek konuma ulaştığını söylemek beni mutlu ediyor. Bu büyümenin en büyük sebepleri arasında; son yıllarda ülkemizdeki üretim/hizmet sanayisinin gelişmesine paralel olarak, ihracatımızı artırmak amacıyla yeni pazar arayışları içine girilmesi oluşturuyor. Bu hedef, ülkemizin ihracat hedefleri ile de bir araya geldiğinde ülkemizde düzenlenen fuarların hacmine ve fuarların ilgili olduğu sektörlere katkı sağlamaya devam ediyor. İMMİB verilerine göre mücevher ihracatımız 2016 – 2018 yılları arasında %81 artış kaydetti. (2016: 2.43 milyar USD, 2018: 4.40 milyar USD) Bu başarıya katkı sağlayan ana unsurlardan birisi de Istanbul Jewelry Show’dur. Fuarımız kapsamında yapılan iş görüşmeleri Türk mücevher sektörü ihracatının %80’nin gerçekleşmesine katkıda bulunmaktadır.

Ülkemiz ekonomisinin başkenti İstanbul, fuarcılık sektörünün de kalbi konumunda. Uluslararası fuarların düzenlenebileceği alanların ve dünya ulaşımının kilit noktasında olması İstanbul’u sektörümüz için vazgeçilmez kılıyor. İstanbul’un yanı sıra Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Antalya, Adana, Eskişehir, Samsun, Kayseri, Malatya, Kocaeli, Diyarbakır ve Van da, Türkiye fuar endüstrisine yön veren şehirlerimiz arasında yer alıyor. TOBB 2018 Fuar İstatistiklerine göre 2017 yılında yurt içinde toplam 475 fuar düzenlenirken, 2018 yılında bu sayı 499’a yükseldi. Türkiye, düzenlenen fuarı sayısı bakımından Avrupa bölgesinde Almanya’nın ardından ikinci sırada gelmektedir.

2018 yılında fuar ziyaretçi sayısı da 2017 yılına göre 1 milyon 134 bin 423 kişi arttı. 2017 yılında düzenlenen fuarları toplam 21 milyon 719 bin 714 kişi ziyaret etmişken, 2018 yılında bu rakam 22 milyon 854 bin 137 kişiye yükseldi. 2017 yılında düzenlenen fuarları toplam 587 bin 128 yabancı ziyaret ederken, 2018 yılında bu sayı artarak 714 bin 160 kişi oldu.

Fuarların Türkiye ekonomisine en önemli katkıları nedir?

Fuarlar sadece ilgili sektörlere değil, düzenlendiği şehre de ek bir katma değer yaratıyorlar. Turizm, ulaşım, ticaret başta olmak üzere şehir ekonomilerine mevcut gelirlerinin yanında ek gelir sağlıyorlar. TÜRSAB’ın verilerine göre de; kıyı turizminde kişi başı harcama 600-700 dolar iken, kongre turizminde 2 bin-2 bin 500 dolar seviyesinde. Bu ekonomik katkıların yanı sıra fuarlar, ülkemizin tanıtımı konusunda da büyük destek sağlıyor.

TİM’e göre ülkemizde 3.1 milyon kişiye istihdam sağlayan 70.000 ihracatçı firma var. Bu firmaların büyük bir bölümü, ihracatlarını fuarlar kapsamında imzaladıkları iş anlaşmaları sayesinde gerçekleştiriyorlar. 2019 yılında Türkiye’de 170’i aşkın fuar organizatörü tarafından 500’ün üstünde fuar gerçekleştirilecek. Yalnızca bu fuarlar nedeniyle ülkemizde ağırlanacak yabancı ziyaretçiler düşünülünce fuarların ülke ekonomisine ne kadar büyük bir katkısı olacağı görülebilir.

Fuarcılık sektörünün en önemli eksi ve artıları nedir?

Sizin de bildiğiniz üzere bir ülkenin ekonomisinin sürdürülebilir olarak büyümesi, var olan pazarlardaki ihracat payının artırılması ve yeni pazarlara giriş yapabilmesi ile mümkündür. Fuar organizatörleri olarak bizler, katılımcılarımızın hedef ülkeleri doğrultusunda çalışmalar yaparak, alıcıları fuarlarımıza getiriyor ve dünya standartlarında ürün ve hizmetler sunan katılımcılarımızın uluslararası pazarın birer oyuncusu olmalarına katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda Istanbul Jewelry Show olarak biz de T.C. Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) Genel Sekreterliği, Mücevher İhracatçıları Birliği Fve Informa Markets organizatörlüğünde 1.000’i aşkın alıcıyı “Türk fuarcılık sektörünün en büyük alım heyeti organizasyonu” ile ağırlamanın gururunu yaşıyoruz.
Fuarcılık sektörü ülke ihracatına yaptığı katkılardan dolayı, ülke ekonomisinin büyümesinde öncelikli desteklenmesi gereken sektörlerden biri… Devlet kurumlarımızın sağladığı yurtiçi fuar teşvikleri sayesinde artık firmalarımız her geçen gün bulundukları sektörlere ait ihtisas fuarlarında çok daha kolay yer alabiliyor ve rakipleri ile rekabet şansı elde edebiliyorlar.

Fuarlar gerçekleştikleri alanda ticaretin gelişimine katkı sağlayan, gündemdeki gelişme ve sorunların dile getirildiği önemli platformlar. Bu sebeple meslek gruplarının da bu etkinliklere sahip çıkması, gerekli noktalarda fuarcılık firmalarıyla işbirliği içerisinde olması ve üyelerini teşvik etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kuyumculuk sektörünün en önemli eksi ve artıları neler?

Türkiye mücevherat sektörü uzun yıllar boyunca fason üretim döngüsü içinde sıkışıp kalmış durumdaydı. Gerek yeterli sermaye yapısının olmaması, gerekse çok zengin bir tarihsel birikim ve deneyime rağmen özgün ürünlerin kendini gösterecek cesareti, ortamı bulamaması fason üretim döngüsünün en büyük nedenleriydi.

Istanbul Jewelry Show, sektörümüzün temsilcisi Türkiye Mücevher İhracatçıları Birliği’nin de katkılarıyla birlikte bu döngüyü kırma konusunda büyük rol oynadı. Yıllar içinde her açıdan büyük ilerlemeler kaydeden fuar, Türkiye mücevher sektörünün dünyaya tanıtımında en önemli aktör haline geldi. Yılda iki kez olmak üzere her yıl %n fazla ülkeden on binlerce sektör profesyonelinin ziyareti ve fuar kapsamında kurulan birebir ilişkiler, sektörümüzün cesaretini ve motivasyonunu artırdı. Türkiye mücevher sektörü bugün, tamamen özgün tasarıma sahip koleksiyonları ile dünya mücevher modasına yön veren en önemli ülkeler arasında yer alıyor.

Aynı zamanda Türkiye Mücevher İhracatçıları Birliği ile düzenlediğimiz Designer Market de usta ve genç mücevher tasarımcılarımızın tasarımlarını dünyaya tanıtma fırsatı sunarak bu gelişmeyi sürekli besleyen bir altyapı oluşturdu.

Fuarcılık sektörünün ülke ihracatına yaptığı katkılar neler?

34 yıl önce, yani 1985 yılında ilk Istanbul Jewelry Show’u düzenlediğimizde fuarımızda sadece 38 firma yer alıyordu. Fuar alanımız ise Yıldız Sarayı Silahhane salonuydu ve büyüklüğü sadece 1.000 metrekareydi. 50-60 ziyaretçi geldiği için çok mutlu olmuştuk. Bugün ise her yıl 80.000 metrekarelik bir fuar alanı, 845 katılımcıyla ile hepsi sektör profesyoneli olan 49 binin üzerinde ziyaretçiden söz ediyoruz.

Bu verileri daha da anlamlı kılan en önemli gösterge ise 1992 yılında sadece 2,8 milyon ABD doları olan altından mamul mücevherci ve kuyumcu eşyası ihracatının, 2018 yılı rakamlarıyla 4.40 milyar ABD dolarına ulaşmış olması; ihracatımızdaki % 80’lik payın ise Istanbul Jewelry Show kapsamında gerçekleşmesidir.
Istanbul Jewelry Show, bugün tüm dünyada tanınan, 600 civarındaki ilgili fuar arasından dünyanın en büyük beş mücevherat fuarından biri konumuna yükselmeyi başarmış bir organizasyondur. Görülen o ki “Istanbul Jewelry Show” firmalarla birlikte, firmalar da “Istanbul Jewelry Show” ile birlikte büyümüştür.

Informa Markets’ın cirosu, yaptığı yatırımlar ve son yıllara ait değerlendirme rakamları neler?

Istanbul Jewelry Show, Informa PLC’nin bir bölümü olan Informa Markets tarafından düzenlenmektedir. Informa Markets uzmanlaşmış pazarların ve endüstrilerin ticari faaliyetlerini yürütmelerini, yenilikçi girişimlerde bulunmalarını ve büyümelerini destekleyen platformlar geliştirmektedir. Portföyümüz; aralarında Sağlık Hizmetleri & İlaç Ürünleri, Altyapı, İnşaat & Emlak, Moda & Hazır Giyim, Turizm, Yiyecek & İçecek ve Sağlık & Beslenme sektörlerinin de bulunduğu çeşitli pazarlarda 550 uluslararası B2B organizasyon ve markadan oluşmaktadır. Geliştirdiğimiz fuarlar, uzmanlaşmış dijital içerikler ve işlenebilir veri çözümlerimiz vasıtası ile tüm dünyadaki iş ortaklarımıza birbirleri ile etkileşime geçme, tecrübe kazanma ve yeni iş fırsatlarını değerlendirme fırsatları sunmaktayız. Dünyanın önde gelen fuar organizasyon firması olarak çok çeşitli uzmanlaşmış sektörleri canlandırıyor, onlara yeni iş fırsatları sağlıyor ve yılın 365 günü büyümelerini mümkün kılıyoruz.

2020 hedefleri neler?

Bu yıl 49’uncusunu düzenlediğimiz Istanbul Jewelry Show’u, sektörden aldığımız güçle bugün yılda 845’den fazla firmanın katılımcı firmanın yer aldığı ve yaklaşık 49.000’nin üzerinde mücevher alıcısının ziyaret ettiği, dünyanın sayılı fuarlarından biri haline getirdik. Tüm sektör profesyonellerinin gündeminin ilk sırasında fuarımız var. 49. kez düzenlemekten mutluluk duyduğumuz fuarımız Türkiye mücevher sektörüne büyük çaplı katkılar sağlıyor. 2019 Mart fuarımızda yabancı ziyaretçi sayımız % 9 artış göstermişti. Bunun Ekim fuarımızda da artarak devam edeceğini öngörmekten oldukça memnunuz.

2020 yılının ilk fuarı ise yine Mart fuarımız olacak ve Istanbul Jewelry Show’un 35. yılında, 50. fuarını kutlayacağız. Her yıl artış gösteren ziyaretçi sayımız ve mücevher ihracat rakamları bize 2020 yılında, hem Mart hem de Ekim fuarlarımızın katılımcı ve ziyaretçi açısından aynı doygunlukta geçeceğinin sinyallerini veriyor.

Sektörün şu anda en önemli gündem maddesi nedir? Varsa sorunlarınızın çözümüne yönelik öneri ve beklentileriniz nelerdir?

Mücevherat sektörümüz, şu an dünyanın ilk 5 pazarı arasında yer alıyor. Sektör, ihracatımızı artırmanın yanı sıra, en son teknolojileri kullanarak, Türkiye’ye özgü tasarımlarla dünya pazarındaki payını da artırmaya çalışıyor. Fuarımızın destekleyenleri arasında yer alan Mücevher İhracatçıları Birliği, bu konuda hem yerel, hem de uluslararası bazda tanıtım ve eğitim çalışmaları yürütüyor. Bunun haricinde de sektörde çözüm bekleyen konular için tüm ilgili paydaşlarla iletişim halinde.

Son zamanlarda dövizde yaşanan dalgalanmaların sektöre etkileri neler?

Aslında altın fiyatları ile dövizdeki istikrarsızlık bugüne özel değil. Küresel ekonomiye entegre bütün ülkeler gibi Türkiye de uluslararası piyasalarda meydana gelen her tür hareketliliği hissediyor. Bu tür hareketliliklerde ve iniş çıkışlarda en önemli unsur, hem ülke hem de sektör olarak sahip olunan ekonomik güçtür. Ülke ve sektör olarak temel sağlamsa üretim ve ticaret hareketliliklerine dayanıklı olunur. Türk mücevherat sektörü köklü bir gelenekten beslenerek Türk insanının üstün girişimcilik özellikleriyle güçlenerek hem çağa hem de dünyaya ayak uydurdu, hatta dünya piyasalarını yönlendirme başarısını gösterdi. 1992 yılında 2,8 milyon dolarlık ihracattan bugünkü 4.40 milyar dolarlık ihracata ulaşılmış olması bile Türk mücevherat sektörünün sahip olduğu gücün en büyük kanıtıdır.

ünyanın sayılı fuarlarından biri haline getirdik. Tüm sektör profesyonellerinin gündeminin ilk sırasında fuarımız var. 49. kez düzenlemekten mutluluk duyduğumuz fuarımız Türkiye mücevher sektörüne büyük çaplı katkılar sağlıyor. 2019 Mart fuarımızda yabancı ziyaretçi sayımız % 9 artış göstermişti. Bunun Ekim fuarımızda da artarak devam edeceğini öngörmekten oldukça memnunuz.

2020 yılının ilk fuarı ise yine Mart fuarımız olacak ve Istanbul Jewelry Show’un 35. yılında, 50. fuarını kutlayacağız. Her yıl artış gösteren ziyaretçi sayımız ve mücevher ihracat rakamları bize 2020 yılında, hem Mart hem de Ekim fuarlarımızın katılımcı ve ziyaretçi açısından aynı doygunlukta geçeceğinin sinyallerini veriyor.

Sektörün şu anda en önemli gündem maddesi nedir? Varsa sorunlarınızın çözümüne yönelik öneri ve beklentileriniz nelerdir?

Mücevherat sektörümüz, şu an dünyanın ilk 5 pazarı arasında yer alıyor. Sektör, ihracatımızı artırmanın yanı sıra, en son teknolojileri kullanarak, Türkiye’ye özgü tasarımlarla dünya pazarındaki payını da artırmaya çalışıyor. Fuarımızın destekleyenleri arasında yer alan Mücevher İhracatçıları Birliği, bu konuda hem yerel, hem de uluslararası bazda tanıtım ve eğitim çalışmaları yürütüyor. Bunun haricinde de sektörde çözüm bekleyen konular için tüm ilgili paydaşlarla iletişim halinde.

Son zamanlarda dövizde yaşanan dalgalanmaların sektöre etkileri neler?

Aslında altın fiyatları ile dövizdeki istikrarsızlık bugüne özel değil. Küresel ekonomiye entegre bütün ülkeler gibi Türkiye de uluslararası piyasalarda meydana gelen her tür hareketliliği hissediyor. Bu tür hareketliliklerde ve iniş çıkışlarda en önemli unsur, hem ülke hem de sektör olarak sahip olunan ekonomik güçtür. Ülke ve sektör olarak temel sağlamsa üretim ve ticaret hareketliliklerine dayanıklı olunur. Türk mücevherat sektörü köklü bir gelenekten beslenerek Türk insanının üstün girişimcilik özellikleriyle güçlenerek hem çağa hem de dünyaya ayak uydurdu, hatta dünya piyasalarını yönlendirme başarısını gösterdi. 1992 yılında 2,8 milyon dolarlık ihracattan bugünkü 4.40 milyar dolarlık ihracata ulaşılmış olması bile Türk mücevherat sektörünün sahip olduğu gücün en büyük kanıtıdır.

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam