Burcu Polatdemir : KARAR VERMEK! « Mall&Motto

30 Kasım 2021 - 15:16

Burcu Polatdemir : KARAR VERMEK!

reklam
Burcu Polatdemir : KARAR VERMEK!
Son Güncelleme :

17 Temmuz 2020 - 23:36

41 views
reklam

Bazen göz açıp, kapayıncaya kadar oldubittiye getirdiğimiz bazen de kırk gün kırk gece düşünsek de yetmez diyeceğimiz; zaman zaman tuhaf ve kaygılı, zaman zaman da huzur içinde hissettiren o karar verme anları ne uğraştırır bizi. ‘Bireyin mevcut seçenekleri değerlendirmesi ve seçenekler arasından kendi için en uygun olanı seçmesi’ olarak tanımlanır “Karar vermek.” Her verilen karar kendimiz için en uygun olan mıdır? Bazen şartlar gereği uygun olmayan kararlar da almaz mıyız kendi hayat yolculuğumuzda… Hem nasıl alırız! İnsanoğlu sosyal bir varlık hiç şüphesiz. Uyum içinde yaşamak üzere programlanmış. Bazen sevilmek ve saygı duyulmak için başkası sırf öyle uygun görüyor diye ona uygun davranan, bazen de sanki karşı koymak dünyanın en kolay işiymiş gibi sürüde kara koyun görünmekten çekinmeyecek kadar korkusuz olur insan. Sosyalleştikçe öğrendiğimiz korku gibi, sevgiye

olan ihtiyacımız gibi, saygı duyulmaya olan bağlılığımız gibi bizi doğru yaptığımıza inandırandır karar verme becerimiz… Her karar bizim rızamızla olmasa da sonuçlarını da alıp, bağrına basmaktır. Doğru karar verdin dedirten iç sesindir karar vermek. Bazen sonuçtan hayıflanmak, olacak olanın önüne geçilemeyeceğini bilmektir.

Bazen verdiğimiz kararın efendisi gibi hissettiren bazen de çaresiz, ansızın ortaya çıkan bir rüzgârın savurduğu yaprak gibi hissettirendir karar vermek… Ne olursa olsun sessizce zorlayandır. Hayat hep seçimler üzerinedir öyle ya da böyle. İsteyip, istememek arasında kaldığında da istemediğin tarafın gider karşı tarafından olur, o kararın nasıl bu noktaya geldiğini düşündürür ya da bir daha uğramamak üzere çeker gider. Hatırlatmadıkça da gelmez bir daha… Hayat da böyle değil midir zaten? Her yaptığın etki, başka bir şey üzerinde bir harekete neden olmaz mı kelebek etkisi misali… Hayatı anlamlandırmaya çalışırken, geçmişte yaptıklarımızı eşelerken, hangi kararla nerelere geldim derken de vermiş olmuyor muyuz çoktan kararımızı. Her sonuçtan memnun olmadığımız gibi her memnun olduğumuzun da bize istediğimiz sonucu vermediği olmuyor mu sanki? Yani ‘kendi için doğru olanı’ bilmeye de bilir insanoğlu, kuvvetle muhtemel bildim sanır. Bazen yanılsamaya kapılır, objektif bakamaz çünkü tek gördüğü kendi gözünün gördüğüdür. İşin özü, karar vermemizi etkileyen en belirleyici şey duyguların ta kendisi değil de nedir? Hatırda kalır kalp ağrısıyla aldıysan… Canın yandıysa… Nasıl oldu dediysen… Unutmazsın duyguna dokunmuştur, yanık kâğıt görmüş gibi olursun ama kokusu gitmiştir çoktan üstünden… Duygu olmayan iz bırakmaz çünkü dönüp baktırmaz. Nerede hikâyen varsa oraya kim bilir kaç kez gelip, gidersin istenmeyen misafir gibi. Her seferinde beklediğin samimiyet yerini tanımadık komşu görüntüsüne bırakır kendini. İşte tam da burada alırsın en sağlam kararı. İçin cız etmez, tanımazsın, bilmezsin, ne ruhun tanır ne kalbin. Kolay karar almak mı, zorlayıp iç sızlatmak mı? Kararı almaya karar verin yol açılır…

Hepinize mutlu günler.

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam