ŞEHRİN İNSANI « Mall&Motto

16 Ekim 2021 - 05:01

ŞEHRİN İNSANI

reklam
ŞEHRİN İNSANI
Son Güncelleme :

17 Ağustos 2021 - 10:08

70 views
reklam

Eğer büyük şehirlerden birinde doğma, büyüme imkânınız olduysa ‘Şehir Hayatı’nı bilirim diyebilir misiniz? Erken kalkmanın trafikten büyük kurtuluş sağladığı, insanların yoğun olarak kalabalık olduğu saatlere önemli işleri denk getirmemek ve bundan duyulan gizli rahatlama duygusu avantaj bilinir ya… Bununla birlikte şehirde olan her türlü yenilik, sosyal aktivite, büyük sağlık kompleksi, aranan modern hayat ve onun getirdiği bir takım seçkin(!) meziyetler, sanatsal faaliyetlerin de bulunmasıyla aslında pek çok fırsata ev sahipliği yapan yerlerdir şehirler.

Peki ya bu şehirlerde yaşayan insanlar… Birçok kişinin sadece hafta sonları (eğer bir aktiviteye katılırsa) yeşil bir ağaç görebildiği, sokakta gördüğü ve pis diye tabir ettiği sokak hayvanlarına dokunmaktan imtina ettiği, hatta büyüyen çocuklarının doğduğu günden beri herhangi bir hayvanla enerji alışverişinde bulunamadan belki ergenlik çağına geldiği yerlerdir şehirler…

Olur da herhangi bir aile fırsatını bulur da evinden uzakta, doğa içinde bir yerlerde çoluk çocuk ailece gittiğinde, gittiği yeri medeniyetten uzakta bularak kendi kendine söylediği ‘Yok ben burada bir haftadan fazla kalamam’ diyen de aynı insandır. Koşarak dönüp gelmesiyle beraber daha ilk dakikalarda sahte ‘şehir insanı’ rolü yapan bu insanı yutan, şehrin içinden kaçamadığı trafik derdiyle karşılayan da aynı şehirdir. Yaşattığı da içinde barındırıp, onu el üstünde tutan da kendi insanıdır güya… Geldiği gibi şehirden kaçma isteği veren de kendine bağımlı kılan da ama kimseye bağlanmayan yegâne yerlerdir şehirler…

Çocuğunun okulunun tek ve biricik olması dolayısıyla övünerek gönderilen fakat ilk altı ayında anne, babaların kendince ‘aynı düşünceye sahip olmadığını düşündüğü ailelerin çocuklarıyla çocuğunu aynı okulda okutmaktan imtina ettiği’ yerlerdir bu şehirler… Çoğu zaman medeniyetten dem vurup, şehre kendinden sonra gelene ‘medeniyetsiz olduğu için’ burun kıvırıp, pazar sabahları insanları kendi gürültüsüyle en çok rahatsız eden sözde medeniyetlilerin de yaşadığı yerlerdir şehirler…

Oturduğu şehrin dışında kalan yerlerde (bu kendi doğduğu yer olsa dahi güya artık beğenmeyen) ötekileştirmeye alışmış, içinde bulunduğu aidatlı beton evinde modern köleliği dünyanın en medeniyetli şeyi gören kişilerin de yaşadığı yerlerdir büyük şehirler…

Kendi bulunduğu bölgede çevresini kirletmekten imtina eden ama biraz özgürlüğünü bulduğunda arabasının camından çöpünü umarsızca dışarı fırlatan insanların yaşadığı yerlerdir işte bu büyük şehirler…

Sürekli büyük şehirlerden sıkıldığından dem vurup, gittiği tatilde kendinden başka sadece oturduğu evi dinlendiren, şehir hayatının modern koşturmacasını elzemmiş gibi görüp, bu şekilde ‘yoğun olmakla ve hiçbir şeye zamanı olmamakla’ övünüp, bir de gittiği yerden soğuyan, keyifsizliğini her daim dışarı vuran, gittiği yeri şehir gibi görmek isteyip, birkaç insan fazla görse bundan çılgınca şikâyet edip, sıkılan insanların da yaşadığı yerlerdir büyük şehirler…

Ah bu şehirler ne yapıyorsa hep onlar yapıyor ya zaten…

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam